ANA SAYFA GİZLİ CENNETLER FOTOĞRAFLAR VİDEOLAR HAKKIMDA İLETİŞİM
Harbiye
HAVA
DURUMU
Hatay
14/19°
HATAY
NE ZAMAN
GİDİLİR?
İlkbahar:
Yaz:
Sonbahar:
Kış:

DAPHNE'NÝN ÖYKÜSÜ…

Harbiye ya da eski adýyla Daphne, sadece günümüzde deðil, çok eski çaðlardan beri sayfiye yiri olarak biliniyordu. Çaðlar boyunca insanlar, Antakya'nýn yaz aylarýnda aþýrý sýcaklarýndan, Yayladaðý eteklerinde yer alan Harbiye'de, sularla haþýr neþir yerde dinlenmenin tadýný çýkarýrlardý.

Seleukos ve Roma dönemlerinde çaðlayanlarýyla tanýnan dünyaca ünlü bir safiye yeri olan Defne çok sayýda köþkleri, tapýnaklarý, eðlence yerleriyle ünlüydü ve stadyumunda düzenlenen olimpiyatlarýn ihtiþamý dillere destandý.

Ne yazýk ki o eski ihtiþamlý devirlerinden geriye, þiddetli depremlerden sonra bugüne gözle görülür bir eser kalmamýþ.

 

 

DAPHNE'NÝN MÝTOLOJÝK HÝKAYESÝ.

Mitolojide yer alan Daphne'nin hikayesine gelince. Bu konuda farklý birkaç hikaye var aslýnda. Birincisine gore, müzik, aþk ve þiir tanrýsý Apollo ayný zamanda yaman bir okçuydu ve bu niteliði nedeniyle Eros'la dalga geçercesine konuþurdu. Buna içerleyen Eros iki ok birden fýrlattý: Aþk ve þehvet okunu Apollo'ya, mutlak nefret ve kalpleri aþka kapatan oku ise Daphne'ye.

Daphne kibirli sözleriyle peþinden koþan Apollo'dan kaçarken ýrmak kýyýsýna geldi ve babasý nehir tanrýsý Peneus'a kendisini kurtarmasý için yalvardý. Ancak ayaklarý yerinden kýmýldamadý bile. Yakarýsýný ancak toprak ana iþitmiþti ve Daphne'nin bacaklarý uyuþup, katýlaþmaya baþladý. Gri renkte bir kabuk kalçalarýný ve karnýný kapladý, kollarý dallara, saçlarý yapraklara dönüþtü.

Ýmkansýz aþkýnýn Defne aðacýna dönüþünü üzüntüyle izleyen Apollo, ona þöyle seslendi: "Ey Daphne, bundan sonra sen benim kutsal aðacýmsýn. Ölmeyen yapraklarýn baþýma taç olacak, þairlerin ve kahramanlarýn alnýný süsleyeceksin."

Bir baþka söylencede ise, Zeus'un oðlu ýþýk tanrýsý Apollon, ýrmak kenarýnda gördüðü genç ve güzel bir kýz olan Daphne'ye aþýk olur ve onunla konuþmak ister. Daphne'yi kovalar. Daphne kurtulamayacaðýný anlar. "Ey toprak ana beni ört, beni sakla, beni koru" diye yalvarýr. Daphne aðaca dönüþür. Apollon þaþýrýr.

Bu olaydan sonra þiir ve silah zaferi defne aðacýnýn dalýyla mükafatlandýrýlýr ve Defne'nin gözyaþlarýnýn Harbiye'deki þelaleleri meydana getirdiðine inanýlýr.

ÞELALE FÝLMÝ...

Harbiye'ye gittiðiniz zaman Þelale gideceðiniz yerlerin baþýnda gelmeli. Antakyalýlar'ýn yaz aylarýndan vazgeçilmez gezdikleri yerlerin baþýnda gelen Þelale'ler bir zamanlar, kendisi deHarbiyeli olan yönetmen Semir Arslanyürek tarafýndan filme çekilmiþti.

Gerçek olay ve kiþilere dayanýlarak çekilen 'Þellale'nin baþrollerinde Hülya Koçyiðit, Tuncel Kurtiz, Aykut Oray, Ali Sürmeli, Savaþ Yurttaþ gibi deneyimli oyuncular rol alýrken diðer rolleri Ege Aydan, Nurgül Yeþilçay, Canan Hoþgör, Ezel Akay, küçük oyuncular Zuhal Tatlýcýoðlu ve yönetmen Semir Aslanyürek'in oðlu Enis Aslanyürek paylaþtýlar...

Filmde olaylar, 8 - 10 yaþlarýndaki Cemal'in (Enis Aslanyürek) gözünden anlatýlýyor... Cemal'in babasý Demokrat Parti'li Yusuf (Aykut Oray) ile, ile amcasý CHP'li Süleyman (Ali Sürmeli) arasýnda, farklý partilere mensup olmaktan kaynaklanan devamlý bir kavga vardýr. Yüksek bir duvarla ayrýlmýþ bahçelerine raðmen, aile efradý arasýna da yayýlan kavga devam ederken, Harbiye Þelalesi'nin öyküsü, lirik bir þekilde araya giriyor...

Kasabadaki halkýn, gördükleri rüyalarý Harbiye Þelalesi'nde akan suya anlatma geleneði vardýr.Çünkü onlarýn deyimiyle 'rüyalar sadece akan suya anlatýlýr ve yorumlarý Yusuf Peygamber'e mahsustur'... Bu geleneðe baðlý olarak Cemal de, kýz kardeþi Þehra (Zuhal Tatlýcýoðlu) ile sýk sýk þelaleye giderek rüyalarýný anlatýr...

Kasabanýn önemli kiþiliklerinden birisi de, Cemal'in çýraklýðýný yaptýðý kasabanýn berberi Kel Selim'dir (Tuncel Kurtiz). I. Dünya Savaþý'nda Yemen'de savaþan Kel Selim, çalýþýrken devamlý olarak memleketteki kötü gidiþatý, ABD'nin yaptýðý Marshall yardýmýný, Kore'ye asker gönderiliþini ve okullarda öðrencilere zorla içirilen, onun deyimiyle "Amerikalýlar'ýn küçük çocuklarýmýzý aptallaþtýrmak için gönderdikleri eþek sütünü" eleþtirir...

Bir gün baraj yapmak için, þelalenin aðzýný geniþletmeye kalkan bir inþaat ekibi, þelale aðzýndaki kayalarý dinamitleyince kayalar yarýlýr ve þelale suyunun önemli bir kýsmý kaybolur. Bu olay, kasabayý karýþtýrýr... Buna en çok kýzanlardan biri de Kel Selim'dir... Fakat bir daha rüya anlatamayacaklarý endiþesiyle Küçük Cemal ile kýz kardeþi Þehra da çok üzülürler...

ÞELALELERE NASIL GÝDÝLÝR?

Þelaler'e gitmek çok kolay. Harbiye'de kime sorsanýz size hemen gösterir. Yayladaðý'na çýkmadan once daðýn eteklerinde vadide yer alýyor Þelale'ler. Buraya girer girmez zümrüt yeþili doku sizi karþýlýyor. Sonrasýnda ise hemen her taþýn üstünden, yanýndan, her aðacýn neredeyse altýndan su damarlarýnýn çýktýðýný görüyorsunuz. Yaz günlerinde, aþýrý sýcaklarda, serin aðaç dallarýnýn altýnda, bir yanda ayaklarýnýzýn altýndan sular akarken, bir yandan demli çaþlarý içme þansýnýz var.

Ýsterseniz yöresel yemekleri, sularýn içine kurulan masalarda yiyebiliyorsunuz. Ya da arkadaþlarýnýzla sohbetler etme þansýnýz var sularýn içinde. Sular zaman zaman vadinin derinliklerinde þelaleler oluþturmuþ. Onlarý seyretmek bile insanýn günün yorgunluðunu unutmasýný saðlýyor. Serinliðin içinde keyifle dinlenebiliyorsunuz.

 

 

ANTAKYA MÜZESÝNÝ MUTLAKA GÖRÜN!

Harbiye'ye kadar gitmiþken tabii ki Antakya'da gidilebilecek ve gezilebilecek en önemli yerlerden biri. Baþlýbaþýna gidilecek yer olan Antakya'da görülecek yerlerin baþýnda Antakya Müzesi geliyor. Tunus Mozaik Müzesinden sonra Antakya Mozaik Müzesi dünyanýn 2. en büyük kolleksiyonuna sahip.

TÝTUS GEÇÝDÝ

Samandað'ýn 5 Km. kuzeyinde denize hakim yamaçlarda M.Ö. 300 yýllarýnda Seleuykos Nikator tarafýndan kurulan ve kurucusunun adý ile anýlan antik kenttir.

Kentin, daðýn hemen bitiminde, daðdan gelen derelerin aðzýnda bir iç limaný vardý. Sellerin bu limaný doldurmasý tehlikesi ortaya çýkýnca imparator Vespasianus zamanýnda dað delinerek bir tünel açýlmasý kararlaþtýrýldý. Tünel Titus zamanýnda tamamlandý ve derenin önü bir duvarla kapatýlarak sel sularý , yüksekliði 7 mt. geniþliði 6 mt olan bu tünel vasýtasý ile uzaklara akýtýldý , böylece limanýn dolmasý engellenmiþ oldu. 130 mt si tünel , kalaný açýk kanal halinde olan tünelin uzunluðu giriþten Çevliðe kadar 1380 metredir.

Tünelin deniz tarafýndaki giriþine göre sað tarafta , 100 metre kadar uzaklýkta kaya mezarlarý vardýr. Burada kayalara oyulmuþ maðaralarýn içinde bulunan çok sayýda mezarýn en çok ilgi çekeni , çukurun tabanýndaki geniþ maðaradýr. Ýçinde çok sayýda mezar bulunan bu maðara diðerlerinden farklý yapýlmýþ yüksek ve gösteriþli bir mezar yüzünden halk arasýndan "Beþikli Maðara"olarak anýlmaktadýr.

ST PIERRE KÝLÝSESÝ

Antakya'nýn 2 km kadar doðusunda ve dað eteðinde, Antakya - Reyhanlý yolu yakýnýnda, önü duvarla kapatýlmýþ bir doðal maðaradýr.

Hýristiyanlýðýn ilk dönemlerinde kilise olarak kullanýlan ve Hýristiyanlýðý yaymak için Antakya'ya gelen (M.S 1. yüzyýlýn ilk yarýsý) havarilerden St. Pierre'nin adýyla anýlan bu kilisenin önü sonraki devirlerde kapatýlmýþtýr.

Halen müzeye baðlý bir birim olan kilise Papa VI. Paul tarafýndan 1963 yýlýnda hac yeri olarak ilan edilmiþtir. Her yýl burada 29 Haziran günü Katolik kilisesince ayin düzenlenmekte, bu ayine kalabalýk bir cemaat katýlmaktadýr.

YAYLADAÐI ve SINIR KAPISI PÝKNÝK YERÝ

Harbiye Yayladaðý eteklerinde yer alýyor. Zaten Yayladaðý'na çýkýp da, Yayladaðý kasabasýndan sonra bir kaç kilometre gidince, Suriye sýnýrý baþlýyor. Ýþte sýnýra çok yakýn, neredeyse sýnýrda olan piknik yeri de gidilebilecek yerlerden biri. Eðer Antakya ya da Harbiye'de kalýyorsanýz, yaklaþýk 16 kilometre týrmanarak Yayladaðý'na çýkýyorsunuz. Sonra da neredeyse o kadar miktarý inmeye baþlýyorsunuz. Yol boyunca doðal güzellikler sizi bekliyor. Virajlý yolda dikkatli araç kullanýrsanýz keyifli bir yolculuk yaparsýnýz.

Yayladaðý, ufak ama sevimli bir sýnýr kasabasý. Kasabanýn tek ana caddesinde her türlü dükkan yer alýyor. Burayý da gezebilirsiniz. Kasabanýn fýrýnýndan alacaðýnýz ekmek ve pideler de lezzetli.

Sýnýra çok yakýn bulunan piknik yerinde de yakýn komþumuz Suriye'nin hemen yanýbaþýnda piknik yapma imkanýnýz var. Türkiye sýnýrý ile Suriye sýnýrý içiçe olduðu için, neredeyse bir bakýþta Suriyeli askerleri görme þansýnýz var.

Zaten sýnýr kapýsýna kadar araçla gidebilirsiniz. Aracýnýzla geçmeseniz bile iki ülke sýnýrýný görüyorsunuz. Suriye ile Türkiye arasýnda günübirlik geçiþler için vize uygulamasý olmadýðý için, belki de bu kapýdan Suriye'ye gidip gelebilirsiniz.

Zaten iki ülke sýnýrýn hemen dýþ kýsýmlarýnda yaya geçenler için, araçlar bekliyor. Sizi Türk tarafnda Harbiye ya da Hatay'a kadar, Suriye tarafýnda ise, Lazkiye'ye kadar araçlar götürme hizmeti veriyorlar.Deðiþik bir gezi olabilir sizin için.

FOTOĞRAFLAR
YORUMLAR
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
FACEBOOK YORUMLARI
ARAMA
E-POSTA LİSTESİ
E-posta listemize kayıt olun, sitemizdeki güncellemelerden haberiniz olsun...
YORUMLAR
    Henüz yorum yapılmamış...
404 Page Not Found
© 1998-2022 www.gizlicennetler.com sitesinde yer alan sayfaların her türlü yayın hakkı Eyüp Coşkun'a aittir.
Site sahibinin izni olmadan kesinlikle kullanılamaz, başka yerde yayınlanamaz.
Son Güncelleme: 25.01.2018    Toplam Ziyaretçi: 4.496.196