Yeşilyurt Köyü 


Dünyada oksijen oranın en yüksek olduğu ikinci yer.

Yeşilyurt Köyü’nün eski adı Büyük Çetmi olarak biliniyor. Köy, Kaz Dağı’nın eteklerinde yer alan şirin bir yapıdadır. 200 kişilik köy nüfusu, 90 hanede yaşamını sürdürmektedir.

Yüzyılların birikiminin oluşturduğu taş işçiliğinin örnekleri köydeki mevcut binalarda görülmektedir.

Köy, İda Dağının göbeğinde Zeytin ve Çam ağaçları ile çevrilidir. Bu bölgenin dünyada oksijen oranı en yüksek ikinci yer olduğu tespit edilmiştir.

Yeşilyurt Köyü, mitolojide “İlk Güzellik Kraliçesi Yarışması”nın yapıldığı dağ olarak
geçer. Yunan mitolojisinde Tanrıçalar Hera, Afrodit ve Athena’nın katıldıkları güzellik yarışmasının yapıldığı yer olarak adı geçen İda Dağı, günümüzde Kaz Dağı olarak bilinmektedir.

Dağ ile ilgili söylenceler bununla da kalmaz. Mitolojiye göre Zeus burada doğmuş, Tanrılar Truva Savaşı’nı buradan izlemişler ve Aşk ile Güzellik Tanrıçası Afrodit ilk kez burada aşık olmuştur.

Edremit Körfezinin kuzeyinde yeralan dağın yamaçlarında, bir çok antik eser
günümüze kadar gelmiştir. Homeros’un İlyada Destanı’nda ve Halikarnas Balıkçısı’nın eserlerinde İda Dağı’nın ismi çok kereler geçer.

Küçükkuyu, tepeden görünüş.
Küçükkuyu, tepeden görünüş.

Yeşilyurt’a İstanbul’dan gidiyorsanız, iki alternatifiniz var. Klasik bildiğim yoldan şaşmam diyenlerdenseniz, Mahmutbey gişelerinden otobana giriyorsunuz. Rahat bir yolculukla, yolun keyfini süre süre Marmara Ereğlisi’ne kadar gidiyorsunuz. Oradan otobandan ayrılıp, devlet karayolundan Tekirdağ’a ulaşıyorsunuz.

Tekirdağ’da muhakkak karnınız acıkmıştır. Acıkmasa
bile molanızı verin. Ali Baba’nın ya sahildeki ya da vaktiniz varsa şehir merkezindeki lokantada köftelerin tadına mutlaka bakın. Sonra da ver elini Çanakkale.

RADARA DİKKAT!
Çanakkale yoluna Keşan yol ayrımından döndükten sonra dikkatli olun, yolda radara
yakalanmayın. Çanakkale geçmek için, ilk alternatif Eceabat’tan arabalı vapuru tercih etmek.

İsterseniz. Kilitbahir’den ufak motorlarla da karşıya geçebilirsiniz. Ama biraz heyecanlı oluyor. Özellikle dalgalı havalarda tekneler biraz fazla sallanıyor. Ya da  Lapseki’den de arabalı vapurla karşıya geçebilirsiniz. Tercih sizin.

ÇANAKKALE’DEN SONRA YOL KOLAYLAŞIYOR.

Çanakkale’ye geçince, istikamet ikiye ayrılıyor. İsterseniz sahil yolunu kullanabilirsiniz.
Ama bu yol biraz uzun sürüyor.
Çanakkale’den önce Ezine’ye oradan da Ayvacık üzerinden Küçükkuyu’ya ve Yeşilyurt Köyü’ne ulaşıyorsunuz.
Küçükkuyu- Yeşilyurt Köyü arası 3 kilometre kadar sürüyor.

Ama keyifli bir yolculuk yapıyorsunuz. Zaten daha yola girer girmez, tertemiz havanın sizi çarpmasıyla kendinize geliyor, yol yorgunluğunu unutuyorsunuz.

BEN AYAĞIMI YERDEN KESMEM DİYENLER İÇİN...

Bazıları vardır ki, ayakları hep toprak üzerinde olsun ister. İşte seyahate çıkarken de bunu
düşünenler ve yaşayanlar için bir başka rotamız ise, İstanbul ya da Ankara’dan gelenler için, Bursa yolunu kullanmak...

Bunun için istanbul’dan otobanı kullanarak, İzmit’e, oradan
da Yalova üzerinden Bursa’ya gidebilirsiniz. Bursa’da da İskender Kebap yiyip biraz mola şart. Daha sonra da istikamet Balıkesir olmalı. Bu yol da yaklaşık 5 saat sürüyor...

Ardından Edremit, Akçay, ve Altınoluk üzerinden Küçükkuyu’ya ulaşıyorsunuz. Eh buraya geldikten sonra Yeşilyurt Köyü’ne gitmek sorun değil...


İSTANBUL’DAN KARAYOLUYLA

İstanbul'dan karayoluyla,  Tekirdağ, Eceabat, Çanakkale, Küçükkuyu'ya 450 km, yaklaşık 5,5
saat süren yolculuk yapıyorsunuz.

İSTANBUL’DAN FERİBOTLA

İstanbul'dan Hızlı Feribot’u kullanırsanız,  : İstanbul Yenikapı'dan Bandırma'ya hızlı
feribot kullanılırsanız, yaklaşık 1.45 dakikada Bandırma’da oluyorsunuz. Sonra da karayolundan Biga, Lapseki, Çanakkale, Ezine, Ayvacık, Küçükkuyu üzerinden toplam 5 saatte Yeşilyurt’ta oluyorsunuz.  Feribotu tercih ederseniz Bandırma’yla Yeşilyurt arası 270 km sürüyor.

İZMİR’DEN GİDİŞ.
İzmir’den  yola çıkıyorsanız : Aliağa, Ayvalık, Edremit, Akçay, Altınoluk, Küçükkuyu
üzerinden Yeşilyurt’a ulaşıyorsunuz. Bu yol da yaklaşık 2,5 saat sürüyor. Bu yol 230 kilometre mesafede...

OTOBÜS İLE GİDİYORSANIZ...
Yeşilyurt köyü’ne otobüsle gitmek istiyorsanız. Büyük şehirlerden Kamil Koç başta olmak
üzere bir çok firmadan faydalanabilirsiniz.


Yeşilyurt Köyü, son yıllarda büyük şehirlerden kaçıp da stressiz ve rahat bir yaşam arayanların sığınaklarından bir oldu Edremit Körfezi'nde. Hem köyde hem de civarda bulunan diğer yerleşim yerlerinde, çok sayıda ev yeniden elden geçirildi ve restore edildi.
İlgiyi gören burada yaşayanlar da birbirinden güzel tesisler yaparak hizmete sundu.

Gelelim burada kalabileceğiniz yerlere. Bir zamanlar Rum taş ustaları günümüzde belki artık yok. Ama büyük şehirlerin yoğun stresinden kurtulup kaçmak isteyen aileler burayı mesken tutmuş...

Taş evler de günümüzde buranın vazgeçilmez mimarisi olmuş. Bu nedenle hem taş
işçilikleriyle hem de sunduğu hizmetlerle, Yeşilyurt Köyü’nde kalabileceğiniz birbirinden ilginç tesisler var.

DİKKAT; Yeşilyurt Köyü, son zamanlarda özellikle büyük şehirlerden gelenler tarafından populer hale geldiği için, kalınacak yerlerin fiyatları da ona göre yüksek. Yani buraya talep fazla. Yaz kış geleni giden eksik olmuyor. Eğer ekonomik bir bütçeyle tatile çıktıysanız, buralarda kalmak yerine, Küçükkuyu'da Akarsu Hotel, Egem Motel gibi tesislerde kalabilirsiniz.

Gezmek
için ya da akşam güneş batışını keyifle seyretmek için bu tesislere gidebilirsiniz!!!

ÇETMİHAN

Yeşilyurt Köyü’ndeki ilginç tesislerden biri, Çetmihan.  Tüm odalar merkezi ısıtma
kaloriferli, odalarda tuvalet ve duş mevcut, 24 saat sıcak su var... Taş mimarinin güzel örnekleriyle bezeli otelde, yazın açık havada, kışın şömineli restoranda yemek mümkün...

MANİCİ KASRI

Yeşilyurt Köyü’nün diğer bir butik oteli  olan Manici Kasrı, taş mimari ile özgün oturma
grupları ve dekoruyla kalınabilecek diğer adreslerden biri. Otelin dört bir yanını saran ağaçları görebileceğiniz her tarafı camdan olan kafesi, görüntü kirliliğinden bunalan şehir insanları için eşsiz peyzajlar sunuyor.


KAZDAĞI YEŞİLYURT EVLERİ

Yörede kalabileceğiniz diğer bir alternatif ise, her birinde 6 kişinin kalabileceği 3 adet dubleks taş evden oluşan Yeşilyurt Evleri. İçlerinde bir evde bulunması gereken hemen her şey yer alan  Yeşilyurt Evleri’ne giderken, yanınıza sadece yiyecek ve giyecekleri almanız yeterli.

ERGUVANLI EV...
Kaz Dağlarının eteklerindeki Yeşilyurt Köyü'nde, 17 yataklı butik otel ve kurs merkezi olarak yeni açılan  bir otel Erguvanlı Ev. Köyün alt kısmındaki küçük bir vadinin yamacında yer alıyor. Otele ismini veren erguvan ağaçları, çevresi çam ağaçlarıyla çevrili otelin bahçesinde bulunuyor.

Ön odalar ve teraslar deniz  manzarasına sahip. Erguvanlı Ev'in en büyük özelliği uzun yıllar Almanya'da yaşayan tesis sahiplerinin, kendi yaşam tarzlarını buraya da yansıtmaları. Çok az insanla, büyük şehrin hızla yaşamından kaçmak, doğanın içinde sakin bir tatil geçirmek, sağlıklı beslenmek, yoga kurslarına katılmak, doğa yürüyüşleri yapmak, çevrenin tarihi ve turistik yerlerini görmek ve denizden yararlanmak isteyenler için ideal bir tesis özelliğine sahip.

Sahiplerinin doğal gıda ürünlerinden yaptıkları yemekleri bir o kadar lezzetli. Özellikle sonbahar, kış ve ilkbaharda doğanın içinde tatil yapmayı düşünenler için tercih edilecek bir tesis özelliğini barındırıyor.

Tesisin bir başka özelliği de çöp ayrıştırma sisteminin bulunması. Tesiste üretilen atıklar üçe ayrılarak değerlendiriliyor.
Ayrıntılı bilgi, telefon sayfalarında yeralıyor.


Yeşilyurt köyü’nde kaldığınız tesislerin hemen hepsinde, kendi ürettikleri zeytinyağlarının en güzellerinin tadına bakabilirsiniz. Zaten köyde üretilen zeytinler yağlı olduğu için, neredeyse tamamı yağ üretiminde kullanılıyor.

Zeytinyağları, sulu sistemle sızma olarak
üretiliyor. Hem de bu zeytin ağaçları yaşlı ağaçlar. Yeşil zeytin sevenler için de erken hasatta toplanan zeytinler, salamuraya konuyor ve zamanı gelince kullanıyor. Köyde özellikle sabah kahvaltılarında, şehirde unuttuğunuz tadları bulabilme şansınız var.
Hatta zeytinyağı, tatlılarda ve pilavlarda bile kullanılıyor.

Sızma zeytin yağında dinlendirilen zeytinlerin tadına bakmaya doyamacaksınız.Köyde beslenen koyun ve keçi sütlerinden üretilen peynirler ise, süper marketlerin reyonlarında yer alanlardan çok farklı. Yağı alınmayan sütlerle yapılan peynirleri, mutlaka tadın.Köyde yapılan testi peynirinin tadına mutlaka bakın.

TESTİ PEYNİRİ

Süt, kaynatılıp mayalandıktan sonra bir toprak testiye basılıyor. Toprağa gömülen testi,  en
az üç ay sonra gömüldüğü yerden çıkartılıp, kırılır. İçinden çıkan leziz peynir de afiyetle yeniyor. Tabii yine bulabileceğiniz sepet peynirini ve İzmir’in eşsiz lezzetteki Tulum peynirini de unutmamak gerekiyor.

Bu arada köyde üretilen balları da geçmeyelim. Çünkü doğa harikası bu yörede üretilen ballar, kalitesi bakımından Rize’nin dünyaca ünlü ve çok az üretilen Anzer Balı’nın hemen ardından ikinci sırada yer alıyor.



Bölgede alışveriş yapmayı sevenler için inanılmaz alternatifler var. Tabii ki bunların başında zeytin ve zeytin ürünleri geliyor.

Zeytinyağlarının özellikle soğuk sızma olanını tercih edin. Asit oranı bir dereceye kadar olan yağları aldığınızda göreceksiniz, markette satılan yağlar arasındaki farkı.

Köylerde üretilen ve kalacağınız tesislerde satın alabileceğiniz peynirleri unutmayın..

Ama en önemlisi, Kaz Dağları’nın eşsiz doğasında yetişen otları bulunca almamazlık etmeyin. Çünkü Kaz Dağları’na özgü doğal ve şifalı bitkiler neredeyse her derde deva.

Kekik, Adaçayı, Kapari, Nane, Isırgan v.s. gibi bitkileri, köy içinde her mevsim bulma imkanınız var.


Yeşilyurt Köyü’nün eski adı Büyük Çetmi olarak biliniyor. Köy, Kaz Dağı’nın eteklerinde yer alan şirin bir yapıdadır. 200 kişilik köy nüfusu, 90 hanede yaşamını sürdürmektedir. Yüzyılların birikiminin oluşturduğu taş işçiliğinin örnekleri köydeki mevcut binalarda görülmektedir.

Köy, İda Dağının göbeğinde Zeytin ve Çam ağaçları ile çevrilidir. Bu bölgenin dünyada oksijen oranı en yüksek ikinci yer olduğu tespit edilmiştir.

Yeşilyurt’un eski taş evleri son yıllarda, İstanbul ve İzmir’den gelen ve doğal yaşamla içiçe yaşamayı seçen ailelerin, hatta yabancıların gözdesi olmuştur.

Köydeki tarihi taş evlerin taliplileri bu yüzden her yıl katlanarak artmaktadır. Köy halkının yerlilerinin çoğu ise yörüklerden oluşmaktadır. Yörükler çoktan göçerliği unutmuş ve yörenin haklı şöhreti olan zeytincilikle geçinmektedirler. Küçükkuyu’dan sadece 3 km. uzaklıktaki köyün temiz ve dinlendirici havası, her yaştan konuğu cezbetmektedir.

Yeşilyurt Köyü, mitolojide “İlk Güzellik Kraliçesi Yarışması”nın yapıldığı dağ olarak geçer.Yunan mitolojisinde Tanrıçalar Hera, Afrodit ve Athena’nın katıldıkları güzellik yarışmasının yapıldığı yer olarak adı geçen İda Dağı, günümüzde Kaz Dağı olarak bilinmektedir.

Dağ ile ilgili söylenceler bununla da kalmaz. Mitolojiye göre Zeus burada doğmuş, Tanrılar Truva Savaşı’nı buradan izlemişler ve Aşk ile Güzellik Tanrıçası Afrodit ilk kez burada aşık olmuştur.

Edremit Körfezinin kuzeyinde yeralan dağın yamaçlarında, bir çok antik eser günümüze kadar gelmiştir. Homeros’un İlyada Destanı’nda ve Halikarnas Balıkçısı’nın eserlerinde İda Dağı’nın ismi çok kereler geçer.

İLK GEZİ YERİ ZEUS ALTARI...

İşte bu nedenlerle, Yeşilyurt Köyü’ne gittiğinizde sadece otelde kalarak dinlenmeniz mümkün değil. Buraları da görmek isteği sizi yerinizde rahat rahat oturtmuyor.

Bu nedenle bence gezinize ilk olarak Zeus Altarı’nı gezerek başlayın. Buraya gitmek için Küçükkuyu’dan patika yoldan 3 kilometre kadar tırmanarak İda Dağı’nın eteklerine çıkmak gerekiyor. 250 metre yüksekliğinde, çam ağaçlarının arasında  bulunan Zeus Altarı’nı görünce şaşıracaksınız.

İki nedenle. İlk olarak günümüze sadece bir kaya parçasından başka bir şey kalmayan Zeus Altarı, bugün buraya çıkan hemen her yaştaki kadın- erkek turistin dilek taşına dönüşmüş durumda. Hemen herkes eline ne geçerse buraya tutuşturmuş. Bazıları naylon poşet parçalarını, bazıları da bez parçalarını. Bu arada Zeus’un yerinde gençlik uykusuna yatmayı da ihmal etmeyin!

En iyisi, Ovayı ve ve denizi keyifle seyredebileceğiniz gölgelik bir yer bulun ve bu  manzaranın keyfini çıkarın.Gerçekten inanılmaz bir görüntü. Bölgede bugüne kadar her hangi bir kazı çalışması da yapılmamış.

ADATEPE KÖYÜ
Burayı görüp de hemen geriye dönmeyin. Çünkü Zeus Altarı’nın bulunduğu yere çıkarken, yola devam ederseniz, bu kez Adatepe Köyü’ne varıyorsunuz. Köy, dağın doğal ortamında yaşamak isteyen, özellikle büyük şehirlerde bunalan şehirliler tarafından istila edilmiş durumda. Tek tek satın alınıp elden geçirilen ve restore edilen evler arasında keyifle dolaşabilirsiniz. Bazı kişiler burada yaz kış oturmaya başlamış.

TAHTAKUŞLAR KÖYÜ ETNOGRAFYA GALERİSİ
Buraya kadar gelip de, Tahtakuşlar Etnografya Galerisi’ni görmeden dönmek olmaz.

130 haneli ve 600 kişinin yaşadığı Tahtakuşlar Köyü, Edremit’e 17, Akçay’a 5 kilometre uzaklıkta. Türkiye’nin ilk özel etnografya müzesine sahip.
 
Müzenin sahibi Alibey Kudar, 1991 yılında müzeyi halk açmış. Hem de kendi olanaklarıyla sıfırdan ortaya çıkarmış. O günden bu güne de Türkmen kültürünün artık kaybolan örneklerini tek tek burada toplamış. Orta Asya’dan gelen Türk boylarının ilginç kültür farklılıkları, giyim türleri, ev eşyaları, kısacası aklınıza gelebilecek hemen her şey burada yer alıyor.İçinde kütüphanesi bile var. Galeride bir de alışveriş olanakları da yer alıyor. Zeytin, zeytinyağı, sabun, kekik satın alabilirsiniz.  Yıl boyunca da açık.


MIHLIÇAY...

Burası şehirden gelip de doğayı, yürüyüş yaparak tanımak isteyenler için ideal yerlerin başında geliyor. Küçükkuyu’dan Altınoluk’a giderken Çay Pazarı, Selton tesislerini göreceksiniz.
Kaz dağlarına trekking yapmak istiyorsanız eğer, bu nokta çıkış noktanız olacak.

Yürüyüş rotası, Mıhlıçay çayının çevresini kapsıyor. Trekking için, bölgede kaldığınız otel yetkililerinden yardım isterseniz, size her türlü yardımı yapabilirler. Rotanızda yıkık değirmen yer alıyor. Bir de Mıhlıçay’ı geçen kemerli tek köprü var. Geçmişi Romalılar’a kadar uzanıyor.  Çevresinde hemen her türlü ağacı ve incir, ayva, gibi meyve ağaçlarını bulabilirsiniz.


Eğer yürümeye devam ederseniz, bir çok şelaleyi göreceksiniz. Ama şaşırtıcı sürpriz en sonunda. Yükselerek giderken şelalelerin oluşturduğu göleti göreceksiniz. Ama gölün arkasında bulunan dik kaya duvarlarla çevrili şelaleyi görünce şaşkınlığınız bir kat daha artıyor. Karşınızda, kulaklarınızı uğuldatarak göle dökülen şelale duruyor.

Yeşilyurt köyü ve daha doğrusu, İda Dağı çevresinde doğanın güzelliklerini keşfedebileceğiniz o kadar çok güzel nokta var ki. Hemen her biri günlerinizi alacak güzellikte. Bunlar arasında, bir ay kalanın bir yaş gençleştiği söylenen! Şahin Deresi, Altınoluk, Sütüven ve Hasanboğuldu Şelaleleri yer alıyor..


Turizm danışma: 0266 384 11 13
Emniyet: 0266 384 10 27
Sağlık Ocağı: 0266 384 20 60
Feribot Bilgi: 0 212 485 26 45

KAMİLKOÇ:   0 212 685 20 00 İstanbul

ERGUVANLI EV
E-mail Adres : info@erguvanliev.com
Telefon.....: 0286 752 56 76
Faks.........: 0286 752 57 89
Yeşilyurt Köyü Ayvacık ÇANAKKALE

Akarsu Hotel
Mıhlı Küçükkuyu mevkii
Tel : (286) 752 54 13

Egem Motel
Küçükkuyu / Ayvacık
Tel : (286) 752 56 96

 
© 1998-2004 Bu sayfa www.gizlicennetler.com sitesinden alınmıştır. Sitenin her türlü yayın hakkı Eyüp Coşkun'a (ecoskun@gizlicennetler.com) aittir. İzni olmadan hiçbir resim veya yazı kullanılamaz.