Kapadokya 

Peribacaları ve turistler...Ayrılmaz ikili...
Peribacaları ve turistler...Ayrılmaz ikili...

Yağmurla rüzgarın, tarihle coğrafyanın elele vererek yazdığı bir şiirdir Kapadokya...

Kapadokya'nın kelime anlamı, "Güzel atlar diyarı" demektir.

Kapadokya Krallığı döneminde bu bölgede güzel atlar yetiştirilir ve Roma Stadyumlarında bu atlar yarıştırılırmış. Buranın halkı vergilerini bu atlarla ödermiş.

Bölgeye gitmek için İstanbul 'dan yola çıkıyorsanız, otoyol konforuyla, Çamlıca - Kaynaşlı arasının keyfini sürerek, seyahatinize güzel bir başlangıç yapabilirsiniz.

Ardından çift şeritli Bolu Dağı'nı geçip, otobana tekrar giriyorsunuz. Ankara çevre yoluyla Kırıkkale üzerinden Kırşehir ve Mucuru 6 kilometre geçip Hacıbektaş'tan sonra, yaklaşık 7 saat süren yolculukla Gülşehir Avanos'a ulaşacaksınız. Bölgede tüm yollar asfalt. Yokuşlar ise düzgün ve parke. Yılın hemen her mevsiminde burası gezilebilecek nitelikte.

Gündüz sıcak ve serin olan bölge, ilkbahardan başlayarak yeşil elbiselerini giyip ziyaretçilerini bekliyor.

 

İstanbul - Nevşehir : 730 kilometre
İzmir - Nevşehir  : 763 kilometre
Ankara -  Nevşehir  : 276 kilometre

Sofa Hotel'den bir görünüm.
Sofa Hotel'den bir görünüm.

SOFA HOTEL

Kapadokya bölgesinde kalabileceğiniz yöreye özgü, en otantik yerlerden biri Avanos'ta yer alıyor.

Öğretmen emeklisi Muharrem Gürdal'ın eşiyle birlikte işlettiği Sofa Hotel, geleneksel Avanos Evleri'nin 10 tanesinin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş.

Avanos'un merkezinde yer alan otelde, birbirinden ilginç ve güzel 30 oda yer alıyor.
70 kişinin kalabileceği kapasitedeki otelin kahvaltıları da gerçekten mükemmel.

Kızılırmak manzaralı ve Uçhisar, Zelve, Charlot (Avanos'ta evlenip tesiste kalan Charlot isimli kızın anısına), Edinburgh, Cicim isimli odalarda, Unesco büyükelçilerinden, İngiliz Büyükelçisine kadar bir çok insan konaklamış.

Odaların hepsinin "ruhu" var. Varaklı kartonpiyerli, küvetli, pirinç karyolalı, tertemiz odalar sizleri bekliyor...

PERİ TOWER HOTEL

Kalınabilecek diğer bir yer de, Nevşehir Nar'da bulunan Peri Tower Hotel.

Peri bacaları ilham alınarak yapılan bu yeni otelde. 105 oda ve suit yer alıyor.

Tüm odalarda klima, mini bar, telefon ve uydu yayını dahil hemen her türlü konfor var.

Zengin donanımlı sağlık kulübü, sauna, Türk hamamı ve masaj odaları, açık yüzme havuzu gibi sosyal etkinlik alanları da yer alıyor. Toplantılar için de otelin iki ayrı salonu var.


Ürgüp'ten Cumhuriyet  meydanında bulunan Şömine Cafe-Restoran açık ve kapalı bölümleriyle hizmet veriyor. Açık  terası ve ahşap çatıdaki vernikli koyu renk ağaç masalar, çevreye hakim olan odun kokusunun  nereden geldiğinin ipuçlarını veriyor.

Avanos çömleğinden yapılmış tuzluk - biberlik ve şamdan da  bu manzarayı tamamlıyor. Kiremitte kuzu, tavuk, alabalık, mantar, (kuşbaşılı, soğanlı, kaşarlı)  pideler, lahmacun ve güveç; restoranın spesiyalleri arasında.

TESTİ KEBABI...

Ama bir de testi kebabı var. İçine kuzu eti, biber, mantar, patlıcan, domates ve tereyağı konulup, ağzı hamurla kapatılan testi,kısık  odun ateşinde yavaş yavaş pişiriliyor. Gerçekten çok yavaş, çünkü bu işlem tam 5 saat sürüyor. 5  saatin sonunda en az iki kişilik olan testi masaya geliyor. Testinin ağzı satırla bir vuruşta kırılıyor, pirinç pilavı ve iç pilavla servis yapılıyor. Yemek, hızlı çay ve kahve ikramı ile son buluyor.

Ürgüp halkının bir kısmı 1700'lü yıllarda Osmanlı sarayında çalıştığı için, sarayın kültürü, nezaketi - örf ve adetleri ve yemekleri, nohutlu yahni, serdeli pilavı, mantı, ayva ve elma dolması, kayısı yahnisi, aside, bulamaç, tandır fasulyesi bölgeye getirilmiştir. Ancak bugün bu yemekleri bulabilmek neredeyse imkansız gibidir.


GÜVEÇTE KURU FASULYE

Yolunuz Kapadokya'ya düşünce, Avanos'ta uğramadan gitmeyin. Kızılırmak'ın muhteşem çamurundan yapılan birbirinden ilginç çanak, çömlek almanın yanı sıra, yemek için de Tafana'ya uğrayın. Burası içeri girer girmez sizi saracak, keyifli bir mekan.

Ahşap ağırlıklı keyifli dekorunda, her türlü pide ve kebap çeşidini bulabilirsiniz. Ancak kebapların kömür ateşinde piştiği ocakbaşında, koca tencere içinde sizleri bekleyen kurufasulyeyi de tadın deriz. Güveçte servis edilen kuru fasulye ağzınızda dağılacak lezzette.

Lokantada gerçekten keyifli yemek için her şey mevcut. Gezerek yorulan ayaklarınızı ve bedeninizi dinlendirmek için bundan iyi yer bulamazsınız deriz.

Haa bu arada "Tafana ne?" derseniz. Onu da hatırlatalım. Eski Avanos evlerinde ekmek pişirilen ve saklanan yer olarak biliniyor. Aslında orada hem oturma odası, hem mutfak niteliği olurmuş. Yani bugünün Amerikan mutfakları tarzı bir yer.

Peribacaları,doğanın harikası...
Peribacaları,doğanın harikası...

SÜTTE KAVRULMUŞ KABAKÇEKİRDEĞİ!

Kabak çekirdeği severmisiniz? O halde Ürgüp çarşısından sütte çifte kavrulmuş çekirdek  almayı  sakın unutmayın. İri taneli, etli ve içi ayrı, kabuğu ayrı lezzetteki  kabakçekirdeğinin torbası 1milyon. Bölgenin şarapları da ünlü, ancak seçerken  dikkat etmek gerekiyor.

Ürgüp'te kurulan  pazarda ise, köylerdeyapılan çöreotlu yağlı peynirler, çökelek yoğurt ve  çiçek  mevsiminde buğday, kayısı, badem ve iğdeden eldeedilen çiçek ballarından  alabilirsiniz.

Uçhisar...
Uçhisar...

ORTAHİSAR

Bir başka alışveriş yeri de Ortahisar...Tatil dönüşleri sevdiklerimize farklı ve ender görülen hediyelerle sevindirmek isteriz... Bu nedenle Ortahisar Kale dibinde, 35 yıldır antikacılık yapan Ahmet Yönemli'ye ait, "Ara - Bul"antika dükkanına bakanlar akla gelmedik, birçok nadide eşyayı bulabiliyorlar...

Osmanlı, Rum ve Ermeni ustaların yaptığı parçaların arasında, taş oyma kapı süsleri, güvercin sulukları, ibrikli leğence set (el yıkama için misafir önüne getirilen sabunlu, havlulu ibrikli set), antik silahlar, biblolar, akik lapis, kehribar taşlarıyla süslü gümüş takılar, tesbih koleksiyonları, deve çanları, el terazileri, taş baskı kalıplar, tavandan çekince boyu ayarlanan cam abajurlar, denizci fenerleri veya 140 yıllık geçmişi, bir milyarlık fiyatıyla faal çift zemberekli gramafon bulunabiliyor.

Yönemli'nin devamlı müşterileri var. Ortahisar'ın oyma kapı, oyma şömineli taş evlerini satın alıp, Türk usulü döşeyen yabancılar ise en çok ahşap şerbetlikler, sedirler, oyma tavan göbekleri, oymalı ceviz çeyiz sandıkları, dolaplar, küpler, mangal, bakır sini, halı ve kilimlere ilgi gösteriyorlar.


Peribacaları...
Peribacaları...

Jeolojik devirlerde aktifbirer volkan olan Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ'ın volkanik faaliyetisonucu bölgeye yayılan lavlar, vadi yamaçlarından akan yağmur sularının,soğuk ve sıcağın etkisiyle, ardından rüzgarların aşının soğumasıyla oluşan Kapadokya, yıllar boyunca çeşitli medeniyetlere kucak açmış.

Peribacaları, tabitatın aşındırmasına karşı dirençli olan üstteki kaya parçasının altında daha az dirençli kayalar yağmur, rüzgar ve sel suları ile aşınmaktadır. Bunun sonucunda şapkalı bir sütun oluşur ve peribacası ortaya çıkar. Yol kıyılarında, tarlaların ortalarında, tek tek ya da binlercesi bir arada görülebilir. Sanki her biri usta bir heykeltraşın elinden çıkmış gibidir.

NEDEN PERİBACASI DENİYOR?

Masallarda anlatılanlara göre, insanlarla periler arasında bir şenliktir gidiyormuş. Periler üzüm şıralarının içine girip insanları sarhoş edip duruyorlarmış. Bir gün insan padişahının oğlu, peri padişahının kızına aşık olmuş. Ortalığı kara bir düşünce sarmış. İnsanlar, çoluk çocuğun arasına periler karışırsa, hallerinin ne olacağını merak etmişler ve perilere savaş  açmışlar.

Yıllarca sürdürülen barış bozulmuş. Aynı sırada gökten bardaktan boşanırcasına yağmur yağmış . Işıklar peri olmuş, periler güvercin. Periler ülkesinde bir zamanlar gece sokağa çıkmanın uğursuzluk getireceğine inanılırmış. Çünkü masallarda anlatılan perilerden çok korkulurmuş.

O yıllarda at yetiştiriciliği ile ünlenen , Pers dilinde "Kaputukya" yani  Güzel Atlar Ülkesi olarak anılmış.

Tek başına peribacası...
Tek başına peribacası...

Ürgüp,Göreme, Avanos,Uçhisar, Gülşehir, Zelve, Cavuşin, Kurtdere, Damsa, Kızılçukur,Soğanlı, Güzelyurt, Zindanönü, Fırkatan, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara, Belisırma,Yaprakhisar, 300 sekemek kervanyolu ve diğerleri...

Hepsi birbirinden farklı yapısı ve özellikleriyle, görenleri hayrete düşüren güzellikteki yöreye Kapadokya deniyor.

Bölgede, Göreme en çok ziyaret edilen bir çeşit açık hava müzesi. Karanlık, Elmalı, Elnazor, Yılanlı,Tokalı kiliseleri duvar fresklerinin ünü ülke sınırlarını çoktan aşmış. Peribacaları vadiler, yeraltı şehirleri ile her yıl ziyaretçi akınına uğrayan bölge, her mevsim ve günün her saatinde oluşan ışık efektleriyle bambaşka güzellikler sergiliyor.

Kapadokya'nın kalbi Ürgüp'tür. Bölgede turizm hareketi nisan ayında başlar ve ekim ayı sonuna kadar organize turlar devam eder. Ancak buraya gitmeye niyetliyseniz bu ayların dışında da bir başka güzel olur Ürgüp ve peribacaları...

Ürgüp'te güneş doğarken ve batarken, kayaların rengarenk boyanmasını tadı bir başkadır. Kışın kar yağdığında da tabiat harikalarına bakmaya doyamazsınız. Özellikle güneş batışında bölgedeki peribacalarının tadı bir başkadır. Geceleyin ay ışığında görkemli görüntüsü kendisine hayran bırakır. 


ORTAHİSAR

Ortahisar kasabası, Türkiye'nin ve dünyanın limon ambarlarını barındırmaktadır. Akdeniz'de yetişen  narenciye sonbaharda toplanır. Sandıklanır ve bu limon ambarlarında depolanır. Yaz - kış 10 - 12 derece arasında olan sıcaklıkta 3 - 4 ay kalan limonlar sulanır.Yatak limon olarak yurt içi ve yurt dışına gönderilir.

Göreme...
Göreme...

GÖREME

Söylenceye göre, Göreme adı yörenin insanı şaşırtan , ürperten doğasından geliyor. Burayı görenler, görmeyenlere, "Göre e mi!" demişler. Zamanla yörenin adı Göreme olarak kalmış.

Göreme hakkında bilgisi olmayan Kapadokya ile Göreme'yi birbirine karıştırır.

İslamiyet'e kadar Anadolu Hristiyanlarının merkezi Kayseri idi. Güneyde kurulan İslam devletinin baskısı altında kalan Kayseri Hristiyanları, zamanla batıya yerleşme ve savunma kolaylığına sahip Göreme bölgesine göç etmeye başladılar.

Kayaları oyarak evler, barınaklar ve kiliseler yapıp koloniler kurmuşlardır.
Kayserili St. Basile, inzivaya çekilip tapınma yerine manastır eğitimi yoluyla misyoner yetiştirmek ve bu misyonerler vasıtasıyla Hristiyanlığı yayma fikrini ileri sürerler. Amacını gerçekleştirmek için de çevresine topladığı dini liderlerle Kapadokya'da bu amaca en müsa it olan Göreme vadisini seçer.

Bu şekilde de Göreme'de manastır usulü eğitim yapan din okulları kurulmuş olur. Göreme'de 450 adet kilisenin olduğu tespit edilmiş, sadece bugün 360 kilise ve şapel ortaya çıkarılmıştır.

Kapadokya bölgesinde ise binlerce dini ibadet yeri bulunmaktadır.

Ürgüp'ün tarihten bu yana şarapçılığı meşhurdur. Bölgede tekel şarap fabrikası dahil 8 şarap fabrikası vardır.


DERİNKUYU

Kapadokya bölgesinden bilinen ve bulunan pek çok yer altı şehri mevcuttur. Bunlardan bazıları Derinkuyu, Kaymaklı, Acıgöl ve Özkonaktır. Bu şehirler arası en az 25 - 30 km.dir. Bunlar yeraltından dehlizlerle birbirine bağlıdır.

Yer altı şehirlerinden en önemlisi Derinkuyu'dur. Bu yer altı şehri 1966 yılında bir kazı sırasında tesadüfen bulunmuştur. Bu yer altı şehirlerinin yapılmasının amacı, Hristiyanların savunma amacından doğmuştur. Burası 7 katlıdır. Gizli kaçma yollarının nereye kadar gittiği henüz tespit edilememiştir. Her kat değişik amaçla kullanılmıştır. Katlarda kiliseler, mutfak, ahır, esir bağlama yerlerimevcuttur.

Yedinci katta bir su kuyusu ve son derece ustalıkla yapılmış havalandırma bacası mevcuttur. Burasının 20 bin kişiyi barındırabileceği tahmin edilmektedir. Yer altı şehrinin zamanında ne kadar kullanıldığını, merdivenlerin aşınmasından anlayabilirsiniz.

IHLARA VADİSİ

Melendiz çayı boyunca uzanan bu vadi, 10 kilometre uzunluğunda 70 - 80 metre yüksekliğinde yer yer 40 - 50 metre genişliğinde bir kanyondur. Kayalar çok serttir. Kayaların her iki yanına oyulmuş 100 kadar kilise, görenleri hayretler içinde bırakır. Bu kiliselerin çoğunun ikinci yüzyılda oyulduğu düşünülürse, nitelikleri daha iyi ortaya çıkar.

BEZ BEBEKLER VADİSİ; SOĞANLI!

Soğanlı Vadisi'ne Ürgüp meydanından gitmek için tabelaları takip edin. 5 kilometre sonra Mustafapaşa'ya geleceksiniz. Ürgüp merkezinden Soğanlı'ya 47 kilometre sonra ulaşıyorsunuz. 5 kilometre süren yol boyunca yemyeşil bir çevreyle kuşatılıyorsunuz. Herkesin pek dikkat etmediği yol üzerinde bulunan Damsa-Taşkınpaşa bölgesi ise, coğrafi özellikleriyle çekim platosu niteliğinde...Koni biçimli peri bacaları, pek öyle her yerde rastlanan cinsten değil.

ELİNİN BEĞENDİĞİNİ AL!

Aracınızla Soğanlı'yagiderken, meyve mevsimi oralardaysanız yolda gördüğünüz köylülerin yanında durun. Ve biraz meyve isteyin. Alacağınız cevabı şimdiden duyar gibiyiz ;"Elinin beğendiğini al yavrum!" Sanki taa çağlar öncesinden gelen bir laf gibi. Yani istediğin kadar, istediğin meyveyi al. Bizim şansımıza yolculukta dalından koparılmış armut ve kayısı düşmüştü. Sizin şansınıza ne düşer Allah bilir...

Lav ve tüflerin sertlikleriyle şekillenen plato ve vadiler, akarsu, göl ve yağışların tüftabakasını  aşındırmasıyla bugünkü halini almış. Kayseri'nin Yeşil hisarilçesi sınırları içindeki Soğanlı Vadisi, yer sarsıntıları sırasında çökmelere uğramış, derinleşip vadi ve platoları meydana getirmiş.

Roma döneminden itibaren devamlı yerleşme görülen vadide yamaçları Romalılar mezarlık, Bizanslılar kilise olarak kullanmışlar.Soğanlı Köyü vadisinde en etkileyici yerlerin başında Kubbeli Kilise geliyor.

Dev bir peribacasının çok ustalıkla işlenmesi sonucu kubbeler oluşturulmuş. Kilisenin dışı mimari eseri. İçi ise kayalara oyularak yapılmış şaşırtıcı tünel, merdivenler,dehliz ve koridorlarla, içinden çıkılması güç bir labirenti andırıyor. Kilise, sesin nereden geldiğini belli etmeyen, akustik bir yapıya sahip. 
Karanlık Kilise, Elmalı kilise,Tokalı Kilise, Yılanlı kilise , Çarıklı Kilise de diğer başlıca kiliselerdir.

Peribacaları ve turistler...Ayrılmaz ikili...
Peribacaları ve turistler...Ayrılmaz ikili...

TELEFONLAR

Tafana Pide ve kebap Salonu
İsmet İnce
Tel : 0384 511 48 62
Atatürk Caddesi No: 31

Avanos
Ürgüp Pide salonu Tel : 341 82 18
Şömine Tel : 341 84 42

SOFA HOTEL
Muharrem Gürdal
Tel :  0384 511 44 89- 51151 86
Faks : 0384 511 44 89
Orta Mahalle No: 13
Avanos - Kapadokya

KAPADOKYA INN 
 Tel : 0 384 343 34 70 
www.festivalhotels.com
E-mail : kapadokya@festivalhotels.com.tr

PERİ TOWER HOTEL
Tel : 0384 212 88 16
Faks : 0384 213 90 28

Perissia( 4 yıldız)... Tel : 341 20 30

RESMİ DAİRELER

Turizm Danışma Tel :  0384 341 40 59

Kaymakamlık Tel : 341 40 01

Belediye Başkanlığı Tel : 341 40 08

SEYAHAT ACENTALARI

Argeus Tel : 341 46 88

Erko Tour Tel : 341 32 52

Gazi Tur Tel :  341 85 15


SOFA HOTEL

Telefon: 0384 511 5186
Fax: 0384 511 4489


Kapadokya bölgesine geldiğinizde, kendinize geleneksel bir Türk evinde kalacak yer mi arıyorsunuz! O zaman tek adresiniz var;

SOFA HOTEL


Sofa Hotel, yılların birikimiyle, bölgenin otantik özellikleri gözününe alınarak halı, kilim gibi ögelerle bölgenin yapısına uygun bir şekilde dekore edilmiştir.

Odaların tamamında duş, tuvalet ve devamlı sıcak su bulunmaktadır.


Sofa Hotel'in odalarında,yöreye özgü evlerin keyfini sürme imkânınız var.

Geleneksel döşeli odalarda, klasik otellerin soğukluğu yerine, sımsıcak Anadolu evinde kalmanın keyfini yaşayacaksınız.

 

Telefon: 0384 511 5186
Fax: 0384 511 4489
Email: info@sofa-hotel.com
Web : www.sofa-hotel.com

 
© 1998-2004 Bu sayfa www.gizlicennetler.com sitesinden alınmıştır. Sitenin her türlü yayın hakkı Eyüp Coşkun'a (ecoskun@gizlicennetler.com) aittir. İzni olmadan hiçbir resim veya yazı kullanılamaz.