Polenezköy 

Polonezköy'de açık havada yenilen yemeğin keyfine doyum olmuyor.
Polonezköy'de açık havada yenilen yemeğin keyfine doyum olmuyor.

İSTANBUL'un hemen yanıbaşında, yıllardır kendi halinde yaşayan Polonyalılar'ın kurduğu, bir köy var: Polonezköy...

Evet tahmin ettiğiniz gibi, burada Polonya'dan gelenler yaşıyor(du)! Böyle diyorum çünkü, bir zamanlar çok uzaklardan gelen Polonyalılar, şimdi Türklerle evlene evlene sayıları, bir elin parmaklarını geçmeyecek şekilde azalmış.

Ancak burasını ünlü yapan özelliklerinde bir değişiklik yok.

Polonezköy, yemyeşil çevresi ve birbirinden ilginç mimarisiyle yapılmış evleriyle, görenlerin ilgisini her zaman çekiyor.

En büyük özelliği, Polonyalılar'ın işlettikleri pansiyon ve misafirlerine sundukları yemekleri. Yemyeşil doğanın içinde, sessiz ortamda önce yürüyüp gezip, ardından bu pansiyonlarda yemek yemek, gerçekten hafta sonları için bulunmaz bir nimet. Polonezköy,  ulaşımın zorluğu nedeniyle ancak belli bir kesime hitap ediyordu. Ancak günümüzde yapılan yeni köprüler ve yollar, ulaşımı çok kolay hale getirdi. Pansiyon ve yemeklerin ünü yanında, at binme, doğa sporları yapma imkanı da eklenince, Polonezköy'e talep arttı.

Polonezköy'ün en büyük özelliği, İstanbul'un yanıbaşında olmasına rağmen, hala kalabilen yemyeşil doğası... Etrafını çevreleyen orman da eklenince, burası gelenleri büyülü bir atmosferde karşılıyor. Orman içinde yürümek, kros, koşu yapabilir,  bisiklete binebilirsiniz. Gideceğiniz otel ve pansiyonların yüzme havuzlarından ve spor tesislerinden de faydalanabilirsiniz.

Hafta sonu için hem şehre yakın hem de sakin bir yer arıyorsanız, Polonezköy bulunmaz fırsat...

Leonardo Restoran Cafe havuz başı...
Leonardo Restoran Cafe havuz başı...


Polonezköy, İstanbul'un Anadolu yakasında yer alıyor.

Avrupa yakasından Polonezköy'e gitmek için, en iyi yol TEM otoyolunu kullanarak Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nden geçmek. Daha sonra da  ilk çıkış olan Beykoz - Kavacık ayrımından, Çavuşbaşı - Polonezköy tabelalarını takip ederseniz, Polonezköy yoluna ilk adımı atarsınız.

Polonezköy’e gitmek özellikle Kavacık’tan sonra çok kolay. Bunun en büyük nedeni ise, Kavacık’tan sonra son yıllarda yapılan Beykoz Konakları, Acarkent başta olmak üzere yeni yerleşim yerleriyle birlikte yapılan otobanın etkisi. Kavacık yol ayrımından itibaren 3-4 kilometre boyunca yapılan otoban, Polonezköy yolunun iyicek kısıltmış. Özellikle otobanda giderken yüzbinlerce dolarla ölçülen Acarkent evlerinden oturanlar, gürültüden rahatsız olmasınlar diye yol kenarına yapılan 2 metre yüksekliğindeki ses geçmesini önleyici bariyerleri mutlaka görün. Paranın ve gücün bütün Türkiye’de yerleşim yerlerinde olması gereken bu bariyerlerin niçin burada yapılmasında etkili olduğunu kendi kendinize sorun...

 

Acarkent’i geçtikten hemen sonra ise yol ne yazık ki eski yol. Bir düzelme yok denecek kadar az. Yıllardır aynı kalan yolda ne bir trafik işareti var ne de yol çizgileri. O nedenle özellikle geceleri dikkatli olun. Ana yola 5 dakika geçe çıkın ama sağlam çıkın.

Yola devam ettiğiniz zaman doğrudan Polonezköy girişine geliyorsunuz. Köyün başında zaten solda kilise hemen de karşısında ise mezarlık var. Buraları vaktiniz varsa ziyaret edin. Özellikle kilise ve mezarlık görülmeli. Örnek mezarlık...

Kavacık'tan, Polonezköy'e 30 - 35 dakika içerisinde ulaşabilirsiniz.

Yolların durumu mevsime göre değiştiği için, aşırı hız yapmadan gitmeniz
keyifli bir tatil gününde sizin keyfinizi kaçırmaz. Hafta içi özellikle ağır vasıta trafiği  nedeniyle, aracınızı dikkatli kullanmanızı öneririz. Kavacık çıkışından Polonezköy 12 kilometre...

İstanbul - Polonezköy arası uzaklık ise, sadece 24 kilometre...

İyi yolculuklar...

Polonezköy'de açık havada yenilen yemeğin keyfine doyum olmuyor.
Polonezköy'de açık havada yenilen yemeğin keyfine doyum olmuyor.

Polonezköy, Türkiye'de pansiyonculuğun ilk yapıldığı yerlerden biri olarak biliniyor. Günümüzde ise burada hemen her zevke seslenen tesisler, çevreyle uyumlu, geleneksel mimariyle yapılmış olarak hizmet veriyor.

ADAMPOL DİNLENME TESİSLERİ

Tesis genellikle orta yaş grubundan tatilcileri ağırlıyor. İçinde biri  açık, biri kapalı yüzme havuzu, restoran, bar, spor tesisleri ve geniş bahçesi var.

Polonezköy girişinde bulunan kilise ve katolik mezarlığını geçtikten sonra, köy meydanına gelmeden yolun solunda yer alıyor. iki katlı çeşitli ünitelerden oluşan tesis, 13 bin metre kare üzerine kurulu. Tesislerde özellikle hafta sonları rezarvasyonsuz yer bulmak zor. Fiyatlar için tesisle bağlantı kurunuz! 4-12 yaşı çocuklara tesiste yüzde 50 indirim var.
Tel : 0216 4323154
Faks : 0216 4323218

LEONARDO RESTORAN

85 yıllık bir evde hem dinlenip hem de güzel yemek isterseniz, Leonardo Restoran tam size göre.
Tel : 0216 4323082

POLKA COUNTRY HOTEL

Mimarisi ve şık bahçesiyle ilgi çekiyor. 15 odası ve restoranı var.
Tel : 0216 4323220-21
Faks : 0216 4323042

Polonezköy meydanı
Polonezköy meydanı

Polonezköy'deki lokantalarda, yöreye 1856 yılında yerleşen Polonyalılar'ın damak tadını hemen her yemekte bulmak mümkün. Gideceğiniz restoranlarda öğlenleri genellikle, sayısı 50'ye ulaşan yemek çeşidi açık büfede sunuluyor. Akşamları ise alakart yemek mümkün.

Leonardo Restoran'ın en popüler yemeği, portakal soslu Antoni Steak.

Aynı restoranda, üzümlü anasonlu, çörek otlu, susamlı, kepek ekmeği gibi çeşitleri de bulmak mümkün. Restoranda, Kağıtta kekikli peynir, böğürtlenli krep gibi yiyecek çeşitleri de bulunuyor.

Restoranın iştletmecisi Antoni Dohada'nın eşi, Ana Dohada'nın mayıs ayında saf alkol ve votkayla imal ettiği ev yapımı özel vişne ve ceviz likörü, en ağır yemekleri bile hazmettirici ve damakta tad bırakıcı özellik taşıyor.


Polonezköy’de yemek için ve gerek bahçe düzenlemesiyle gerek havuzuyla gerekse servis ve yemek kalitesiyle gidilecek yerlerin başında Leonardo geliyor. Çünkü yemekleri gerçekten lezzetli ve taze.

 

Polonezköy Meydanı’na gelince, tam meydandan girişi olan Leonardo Restoran ve cafe olarak genel olarak hizmet veriyor. Ancak yaz aylarında yemyeşil çevrenin içinde yer alan havuzuyla da çok keyifli.

Lenardo çok geniş bir alan içinde, neredeyse üç set bölümünden oluşuyor. Ana girişte yer alan restoran ve cafe bölümünde özellikle hafta sonları açık büfe olarak lezzetli yemekleri tatma imkanınız var.

 

Açık büfe saat 11.00-17.00 arası kesintisiz hizmet veriyor. Fiyatları çok ucuz değil ama, Masa başından kalkmadan saatlerce her türlü yemeği yeme şansınız var.

 

Yemeğe soğuk kahvaltılıklar, pilavlar, börekler, salata kızartmalarla başlıyorsunuz. Öğlen saat 13.00’de ise büfeye bu kez köfte, pirzola, tavuk ızgaralar geliyor.

 

Bunlarla da bitmiyor. Arkasından sıra tatlılara gelince öyle her yerde bulamayacağınız lezzetler sizleri bekliyor.  “Alevli meyve tatlıları” sırada.

Bunu da armutları, ananasları kanyak ile pişiriyorlar. Sonra da üzerlerine çikolata sosu ekliyorlar. Sizlere de lezzetle yemek kalıyor.

Leonardo’da çocuklar için de oyun alanları var. Böylece siz yemekle, keyifle vakit geçirirken çocuklar da sıkılınca oyun alanlarına gidiyorlar.

Kır düğününde açık havada dans.
Kır düğününde açık havada dans.

Polonezköy dönüşü bal almayı sakın unutmayın...
Polonezköy dönüşü bal almayı sakın unutmayın...

Polonezköy'de özel olarak imal edilen bal çeşitlerinden tadarak satın alabilirsiniz. Kekik, kestane, çiçek balı kavanozları, iki milyondan satılıyor. Bal üreticileri, bal haricinde, polen ve polen bal karışımı da ürettiklerini belirtiyorlar.

Ayrıca mevsimine göre Polonezköy yolunda bulunan satıcılardan köy sebze ve meyveleri gibi yiyecekler de alabilirsiniz.

Polonezköy’de alışveriş için seyyar satıcılar mevsimine göre kendi bahçelerinde yetiştirdikleri ürünleri satıyorlar. Bunlar arasında neler yok ki! Mevsimine göre kirazları, salatalıkları, domatesleri, taze fındıkları bulabilirsiniz.

Polonezköy’de satılan en ilginç meyvelerden biri ise. Üzüme benzer görüntüsüyle, ancak buruk tadıyla “karayemiş”. Bölgedeki adı bu. Aslında Karadeniz’de bilinen bir meyve. İstanbul’da belki bir tek burada bulabilirsiniz. Özelliği ise kan şekerini düşürmesi ve karaciğere iyi gelmesi olarak biliniyor. Bu nedenle bilenler için bulunmaz nimet.

Siz de oralara gidince bunu tatmadan gelmeyin. Tabii bulabilirseniz.

 


Satıcılar ayrıca  hasır saksılık, oyuncak ve hediyelik eşyalar da satıyorlar.

Ellerinde karayemiş tezgahta böğürtlen ve taze fındıklar.
Ellerinde karayemiş tezgahta böğürtlen ve taze fındıklar.


Polonya neresi Türkiye neresi? Polonyalılar'ın  İstanbul'un bu uzak köşesinde ne işi var dediğinizi duyar gibiyiz. Polonyalılar'ın buraya nasıl yerleştiğini biraz anlatalım isterseniz.

Köyün kuruluşu, 1842 yılına kadar uzanıyor. O yıl Polonya, Rusya, Prusya, Avusturya tarafından işgal edilip paylaşılıyor. Prens Adam Czartoryski, bu paylaşıma karşı çıkıyor. Sürgünde bulunduğu Paris'te çeşitli girişimlerle mücadele veriyor. 1856 yılında Türkiye Kırım Harbi'ne girme aşamasıydayken,   Polonya'dan kaçan sivil ve askerleri toparlayıp Osmanlı Ordusu'yla beraber Kırım'a giriyorlar. Savaş sonrası Türk makamlarından alınan izinle, bu kuş uçmaz kervan geçmez Polonezköy'e yerleşiyorlar. Tabii ki o zaman.

Şimdi Polonezköy yolunda neredeyse araçlar, ralliye katılırcasına hız yapabiliyor. Orman arazisinden alınıp yapılan binlerce ev de cabası...

Köyü Atatürk, ünlü besteci Franz List, Gustave Flaubert, Pierre Loti, gibi şahsiyetler de ziyaret etmiş.

Polonezköy'e gittiğinizde ziyaret edebileceğiniz en ilginç yerlerden biri
1912 yılında yapımına başlanıp, 1914'de bitirilen, Polonezköy Kilisesi. Mimarisi ve sadeliğiyle görenleri etkiliyor. Kilisenin bir başka ilginç özelliği, Birinci Dünya Savaşı'nda, Türk Ordusu'nun, karargah olarak kullanması.

Polonezköy girişinde bulunan köy mezarlığı da, görülmesi gereken yerlerden biri. Köyde yaşayıp da vefat eden Polonyalılar'da burada yatıyor. Zaten Polonezköy'de kimin Polonyalı kimin Türk olduğunu anlamak artık zor. Çünkü Polonyalı aileler Türklerle evlenmeye başlayınca işler karışmış. Şimdi kahvelerde Polonyalılar, Türklerle pişti ve tavla oynuyor.

Bizlerden farksız hatta daha iyi Türkçe konuşuyor.

Polonezköy kır düğünü...
Polonezköy kır düğünü...

Polonezköy’de şehir meydanından itibaren özellikle villaların bulunduğu sokakta yürüyüş yapabilirsiniz. Ancak yol kenarında kaldırımlar olmadığı için biraz zorluk çekebilirsiniz. Bu zorluğu ise etrafınızda göreceğiniz yemyeşil manzaralar silip götürüyor. Gittiğinize değiyor sonuçta yollar.

 

Bir başka alternatif ise, Polonezköy’ün biraz ilerisinde bulunan Cumhuriyet  Köyü’ne gitmek. Burada yol boyunca kendin pişir kendi ye restoranları, at binme imkanları, oyun oynama yerleri var. Ailece ya da kalabalık arkadaş grubuyla gidip burada da vakit geçirebilirsiniz. Ancak Polonezköy gibi kaliteli değil tesisler.

Kır düğünü...
Kır düğünü...

KIR DÜĞÜNÜ

Polonezköy’de doğanın bütün renkleri bir arada olunca özellikle yaz aylarında kır düğünü için çok ideal oluyor. O kalabalık havasız salonlar yerine, yemyeşil bitki örtüsünde düğün yapmak gerçekten çok zevkli ve unutulmaz. Düşünenlere tavsiye edilir.


TELEFONLAR

CLUP ADAMPOL
Tel :
0216 4323154
Faks : 0216 4323218

POLKA COUNTRY HOTEL
Tel : 0216 4323220
Faks : 0216 4323042

LEONARDO RESTORAN
Tel :
0216 4323082

 
© 1998-2004 Bu sayfa www.gizlicennetler.com sitesinden alınmıştır. Sitenin her türlü yayın hakkı Eyüp Coşkun'a (ecoskun@gizlicennetler.com) aittir. İzni olmadan hiçbir resim veya yazı kullanılamaz.