Gölcük (İzmir) 

Gölcük'ün,
Gölcük'ün,

Gölcük, Aydınoğulları Beyliği ve Osmanlı döneminde önemli bir yerleşim merkezi olan Birgi’ye 20 km, Salihli yönünde ise, Lidya Krallığı’nın merkezi Sard’a 30 km, Salihli kaplıcalarına ise 20 km mesafede yer alıyor.

Bozdağ'ın eteklerinde yer alan Gölcük, yaz aylarında serin havasıyla özellikle yakın çevresinde bulunan İzmir, Ödemiş, Tire, Salihli gibi yörelerde yaşayanlar tarafından "yayla" olarak kullanılıyor.

Kış aylarında ise, kar yağdığı zaman bir başka özelliği olan kış turizmi ön plana çıkıyor. Bembeyaz kar örtüsünün altında, donan göl etrafında gezmek insana keyif veriyor. Hemen yakınında bulunan Bozdağ ise, kayakseverler için önemli bir alternatif sunuyor.

Bozdağ ve ilçe merkezinin genel görünümü.
Bozdağ ve ilçe merkezinin genel görünümü.

Allahdiyen Köyü'nde süpürgeci Bahtiyar Dede.
Allahdiyen Köyü'nde süpürgeci Bahtiyar Dede.

İSTANBUL’DAN GİDİŞ...

Gölcük’e gitmek için İstanbul’dan yola çıkanlar için en iyi alternatif tabii ki Bandirma’ya kadar İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin işlettigi hızlı feribotları kullanmak. Bu şekilde hem zamandan hem de karayollarında yaşanan trafik terörü ile yolun başında uğraşmadan yola çıkıyorsunuz.

Bandırma sonrası, Balıkesir’e kadar gelip buradan da Akhisar’a geçiyorsunuz. Daha sonra da Gölmarmara üzerinden Salihli’ye geliyorsunuz.  Salihli’ye geldiğinizde karşınızda yolun sağ tarafında Sard Antik şehir tabelası çıkınca yola giriş yapmayın. Yaklaşık 2 km sonra yolda tekrar tabelala karşınıza çıkıyor. Sizi Bozdağ, Ödemiş sapağına geldiğinizi uyararak yola girmenizi istiyor. Bu yola girdikten sonra rahat rahat işaretleri takip ederek, önce  Bozdağ’a sonra da Gölcük tabelasını takip ederek, birkaç kilometre sonra Gölcük’e ulaşıyorsunuz.

Gölcük’e ulaşınca gölün büyük bolümünü araçla dolaşma imkanı bulunuyor. Ancak ilkbaharda gidiyorsanız gölün suları yükseliyor ve özellikle restoranların bulunduğu bölümde araç trafiğine kapatabiliyor.

Gölcük’e İzmir’e uğramadan gidiyorsanız, yaklaşık 586 km sürüyor. Yani İstanbul- Gölcük arası, yaklaşık 7 saatte bitiyor.

Gölcük içinde yer alan ağaçlar.
Gölcük içinde yer alan ağaçlar.

İZMİR’DEN GİDİŞ...

İzmir’den yola çıkıyorsanız. İki alternatifiniz var. Biri Salihli üzerinden gitmek, diğeri de, Torbalı , Tire yolundan gitmek.

SALİHLİ ÜZERİNDEN
İzmir’in içinden yola çıkıyorsanız tabii ki Basmahane üzerinden Ankara yoluna çıkıyorsunuz. Daha sonra da Salihli yolunu kullanarak Bozdağ ve Gölcük’e ulaşıyorsunuz.

Yol boyunca özellikle Tavşanlı’dan sonra, üzüm, incir, sebze ve meyve tezgahları sizi bekliyor. Her şey dalından koparılmış ve taze olarak müşterilerini bekliyor.
İzmir Gölcük arası bu yoldan, 130 kilometre tutuyor.

GÖLCÜK GİRİŞİ;
İzmir yönünden Gölcük’e en iyi gidiş şehrin Ankara çıkışını takip edeceksiniz. Salihli’yi geçtikten sonra, Sard antik kentinin girişini 2 km geçtikten sonra Ödemiş Bozdağ tabelasının yanından içeri giriyorsunuz.

Kısa süre sonra da yine bir tabela size yol ayrımını sol tarafta gösteriyor. Virajli yol toplam 50 kilometre uzunluğunda Ödemiş’e kadar gidiyor. Yolun 20. kilometresinde ise, Bozdağ ilçesinden yol Gölcük’e sapıyor.

Tabelaları biraz dikkatli takip ederseniz rahatlıkta Gölcük’e ulaşırsınız.

GÖKKÖY. Gölcük yolu üzerinde, ufak bir köy. Dağların arasında ilkbaharda badem ağaçlarının çiçeklerinin arasında şirin gözüküyor.

Gökköy'den bir görünüm.
Gökköy'den bir görünüm.

TORBALI ÜZERİNDEN

Gölcük’e İzmir-Aydın karayolunu kullanarak gidiyorsanız, bu kez Torbalı ya da Tire Selçuk yol ayrımından otobandan çıkıyorsunuz. Daha sonra da Tire yol ayrımına girip yaklaşık 20 kilometre giderek Tire’ye ulaşıyorsunuz. Tire’den Ödemiş istikametine yönelip, Gölcük’e doğru çıkış yapıyorsunuz.

Gölcük’e Ödemiş üzerinden çıkan yol çok kaliteli değil ama daha kısa. Bölgede oturanlar genelde bu yolu kulanıyor. O nedenle keskin virajlarla dolu olan yolda dikkatli ve sürat yapmadan araç kullanın.


ANKARA’DAN GİDİŞ .
Ankara’dan yola çıkanlar, Eskişehir, Kütahya, Uşak, Kula üzerinden İzmir’e gelebilirler.  Toplam 578 kilometre süren bir yol.


BOZDAĞ’A ÇIKARKEN DİKKAT

Salihli yol ayrımından kısa süre sonra yol Bozdağ’a tırmanmaya başlıyor, özellikle Allahdiyen köyü civarında bol bol viraj ve rampa yer alıyor. O nedenle aracınızı dikkatli sürün. Unutmayın! Oralara sürat yapmaya değil gezmeye gidiyoırsunuz. Yolun bütünüyle keyfini çıkarın. Yavaş sürün. Etrafı seyredin. Hemen her yerde özellikle fotoğraf çekenler için güzel görüntüler yer alıyor.

Gölcük Prenses Hotel bahçeden görünüm
Gölcük Prenses Hotel bahçeden görünüm

Gölcük’te kalmak için bulunan yerlerin başında Prenses Otel geliyor. Burası gölün hemen kenarında yer alıyor. Özellikle yaz aylarında futbol takımlarının yüksek irtifada kamp yaptığı bir otel.

Otelin yeşiller içinde, göl kıyısında bir bahçesi yer alıyor. Ayrıca göl kenarında çardakları da keyifli. Otelin bir başka özelliği de İsmet İnönü’nün de burada kalması. Gerçi kaldığı odadan bir eser kalmamıs ama yinede, özel mimarisiyle kalınabilecek yerlerden biri.

Bir başka alternatif ise, Gölcük Oteli. Göl kıyısında yer alan bu otel de, odalarda televizyon yer alıyor. Kışın ısıtmalı yüzme havuzu var.

Ödemiş Kebabı. Şiddetle tavsiye edilir!
Ödemiş Kebabı. Şiddetle tavsiye edilir!

Gölcük’te yemeğe gelince alternatif çok. Bunların başında ödemiş Köftesi ve bölgede yapılan sucuklar geliyor.


GÖLCÜK  RIHTIM RESTORAN

Restoranın göl üzerinde yer alan kameriyesinde de yemek yeme imkanınız var. Yayın balığı özel. Zeytinyağı ile karıştırılan sarımsak sosu ile  yiyebilirsiniz. Tabii yanında kırmızı soğanı unutmayalım.

Ayrıca, oğlak ve dana eti ile yapılan sebzeli güveci, çok özel. Çünkü özel toprak kaplarda yapılan bu güveç, odun ateşinde 3 saat kadar pişiyor.

Tabii bu arada Ege bölgesine özgü her türlü zeytinyağla mezede de sizleri bekliyor. Her biri kullanılan özel zeytinyağının lezzetini taşıyor.

Rıhtım Restorant'ın kameriyesi göl kenarında yer alıyor
Rıhtım Restorant'ın kameriyesi göl kenarında yer alıyor

DİKKAT; Özellikle mevsim dışı, hafta içi Gölcük’e gittiğizde aradığınız her yiyeceği bulma imkanınız çok sınırlı. Çünkü genellikle ilkbaharda ve sonbaharda hafta sonları bütün tesisler açık oluyor. Ancak hafta için giderseniz, piknik malzemelerinizi yanınızda götürün. Çünkü özellikle lokantalar kapalı oluyor.

Tel; 0232 558 13 97

NAZİLLİ PİDE

Bozdağ merkezde temiz ortamda pide yiyebileceğiniz Nazilli Pide salonu’da yer alıyor.
Tel; 0232 547 72 20

BOZDAĞ BELEDİYE FIRINI

Bozdağ Belediye Fırını ise, belediye binasının karşısında yer alıyor. Burada Bozdağ’nın ünlü güvecini ve katmerini deneme imkanınız var. Ancak  buraya öğlene kadar gidebiliyorsunuz. Çünkü öğleden sonra kapatıyor.

PAZAR GÜNÜ HALK PAZARI.

Gölcük’te kurulan halk pazarı, Pazar günleri yöreye canlılık katıyor. Pazarda yöresel el işleri, köylülerin kendi yaptıkları yiyecekler, dağlardan topladıkları her türlü otları bulma imkanınız var.

BAHTİYAR DEDE’NİN SÜPÜRGELERİ

Allahdiyen Köyü’nde süpürgeci Bahtiyar Dede’den kendi el emeği, göz nuru süpürgelerini almadan yola devam etmeyin. Kullanmasanız bile evinizin bir kenarında süs olarak kalsa bile, size o nur yüzlü 76 yaşındaki Bahtiyar dedeyi hatırlatır.


ŞENAY SARIGÜL’ÜN BALLARI VE ŞİFALI SULARI.

10 senedir Bozdağ Kırkoluklar Mevki’nde, yol kenarında satış yapan, Şenay Sarıgül’ün tezgahında, Isırgan otlu gözlemenin tadına bakmayın unutmayın. Tabi bunların yanında, sattığı Bozdağın harbi Kekik balı var. Neye iyi mi geliyor ? Şeker hastalığına, hazımsızlığa, mide ağrısına, faydası var. Kullanımı da her sabah bir çay kaşığı yiyeceksiniz.

Burada alacaklarınız arasında, kestane, çiçek, karakovan , ıhlamur,
çam ve Hayıt balı; yani  dere kenarlarında olan sepet örülen bitkinin balı da var. Sadece bunlar değil, Karabaş oto; kolesterol için lavanta suyu ile birlikte çok iyi geliyor.

Mayasıl ve basur için de basur suyu var. Damıtılmış ısırgan otu suyu da alabilirsiniz.


Gölcük içinde yer alan ağaçlar.
Gölcük içinde yer alan ağaçlar.

Gölcük’ün denizden yüksekliği 1100 metre. Gölün etrafında, çam, kestane, ceviz ağaçları ve bir çok bitki çeşidi yer alıyor. Yaklaşık 7 kilometre tutuyor gölün çevresi. Gölün derinliği ise, 8 metre civarında.

Göl etrafında özellikle sabah erken saatlerde keyifli yürüyüşler yapabilirsiniz.

Göl yaz aylarında serin bir havaya sahip olduğu için İzmir ve civarında oturanlar tarafından yayla olarak kullanılıyor. Kışın ise hemen yanıbaşında bulunan İzmir’in kayak merkezi Bozdağ’da olduğu gibi, karlarla kaplanıyor.

Gölün küçük bir kumsalı var. Piknik alanları, kır evleri, villalar, otel ve pansiyonlar ile kamping alanları da bulunuyor.

İLKBAHARDA İLGİNÇ GÖRÜNTÜLER
Gölcük’e özellikle ilkbaharda gidenleri ilginç bir görüntü bekliyor. Gölün yükselen suları nedeniyle, kıyıda bulunan ağaçların gövdeleri sular altında kalıyor. Böylece çiçek açan dallarıyla sular içinde gözüken ağaçlar, fantastik filmin bir sahnesiydeymişçesine sizi karşılıyor. Bu ağaçlar, sabah ve akşam ışıklarında fotoğraf çekenler için ilginç görüntüler oluşturuyor.

İlkbaharda hafta içi günlerde Gölcük’e çıkanlar ise, terkedilmiş kaba görüntüsüyle karşılaşıyorlar. Gölcük etrafında yer alan birbirinden değişik, güzel, villa ya da apartmanlar arasında istediğiniz gibi dolaşabilir güzelliklerin tadını çıkarabilirsiniz.


ALLAHDİYEN KÖYܒNDE SÜPÜRGECİ BAHTİYAR DEDE.

Salihli yolundan Gölcük’e çıkarken, Allahdiyen Köyü’ne gelince biraz durun. Durun çünkü burası gerçekten ilginç bir yer. İlginçliği öncesinde isminde; “Allahdiyen”.

Aklınıza bir anda “Kim diyor? Niye diyor?” soruları gelebilir. Bu soruları işte ben de, köyün girişinde, bir binanın alt katında, daracık aralık kapı arkasında, yere oturmuş, nur yüzlü, yetmişlik dede, Bahtiyar Yurttaş’a sordum.

76 yaşındaki dede, hala bir genç gibi tarlasının kenarında yetiştirdiği süpürge otlarıyla, büşük şehirlerde varlığını bile unuttuğumuz süpürge yapıyordu.

Keyifle heyecanla, otları bir araya getiriyor. Şekil veriyordu Bahtiyar Dede. Onlarca yama görmüş pantolonu, bir kucak bembeyaz sakalıyla, saatlerce oturup sohbet etmek geliyordu içinizden onunla.

Bahtiyar Dede, köyün isminin bir zamanlar o yörede yaşayan Erenler dedesinden geldiğini söylüyordu. Söylenceye göre, Erenler Dede’sinin başını bir nedenle kesiyorlar köyün aşağılarında. Sonra da onu köyün tepesine kadar taşıyorlar. Ancak bu sırada erenler dedesi sürekli “Allah” diyerek kesik başıyla tepeye kadar geliyor. Sonra da kendisini köyün tepesine gömüyorlar. Köyün adı da buradan geliyormuş. Hatta kabri bir zamanlar Mareşal Fevzi Çakmak da onarmış.

Günümüzde yolu biraz bozuk olsa da bilenler oraya gidip ziyaret etmeyi ihmal etmiyorlar.

Bahtiyar Dede, bir zamanlar çobanlık yaparken, 10 yıl önce tarlasının kenarına süpürge otu eken bir Bulgar vatandaşından süpürge yapmayı öğrenmiş. O günden bu yana da kendi yapıyor süpürgeleri. Yaptığı süpürgeleri de, Kula, Turgutlu, Ahmetli, Salihli gibi yörelerde kurulan pazarlarda satıyor.

Eğer Salihli üzerinden Gölcük’e çıkarsanız, Allahdiyen Köyü’nde mola verip süpürgelere bir bakın. Belki biraz sohbet eder, o güzel süpürgeleri alırsınız.

HER DERDA DEVA BALLAR SATAN ŞENAY HANIM...

Gölcük’e kıvrıla kıvrıla  virajlı yollardan giderken, zaman zaman yola kenarlarında mola vermeyi ihmal etmeyin. Çünkü tepelerden vadileri, Salihli’nin tepeden yemyeşil görünüşü izler, fotoğraf çekebilirsiniz. Çünkü etrafta gerçekten güzel manzaralar var. Bu arada yolunuzun üzerinde, Bozdağ Kırkoluklar Mevki’ne gelince, hemen solunuzda bir çeşme  beliriyor. Hayrat olarak yapılan çeşmede, neredeyse 20 borudan akan sular buz gibi.

Çeşmenin karşı tarafında, yolun kıyısında, Şenay Sarıgül, tek başına kurduğu tezgahında sizi bekliyor. Tezgahında yok yok. Öncelikle yörenin otlarından kendi elleriyle yaptığı ısırgan otlu gözlemenin tadına doyum olmuyor. Bir yanda hemen arkasında akan Bozdağ’ın eriyen kar sularından oluşan nehirin keyifli şırıltısı. Bir yanda tertemiz havada yapılan gözlemelerin lezzeti.

Öte yandan yöredeki üreticilerden alıp da, sattığı, “Bozdağ’ın harbi kekik balı” var. Neye mi iyi geliyor bu bal? 10 yıldır yol kenarındaki tezgahında satış yapan Şenay Hanım, başlıyor saymaya. “Şeker hastalığına, hazımsızlığa, mide ağrısına faydası var. Kullanımı da kolay. Her sabah bir çay kaşığı yiyeceksiniz.”

Tezgahta neredeyse yok yok. Ayrıca, kestane balı var. Çiçek balı, karakovan balı , ıhlamur balı, çam balı, hayıt balı da var. O da ne diyorsanız, hayıt, dere kenarlarında olan bir  bitki. Sepet örülen bitkinin balı. Arılar işte bu bitkilerden bile bal oluşturuyor.

Sadece bal değil. Bir de çeşitli bitkilerin, suları da satılıyor burada. Karabaş oto; kolesterol için faydalı olduğu biliniyor. Lavanta suyu ile birlikte çok iyi. Mayasıl ve basur için de basur suyu var. Ayrıca damıtılmış ısırgan otu, karabaş suyu.

Yani bir nevi yol kenarı aktarı Şenay Hanım. Yol kenarında duran müşterilerine, balları tattırıyor. Ondan sonra almalarını istiyor. Yıllardır do burada durup satış yaptığı için, müşterileri belli neredeyse. Gelip geçen günlük müşterilerine onları refarans olarak gösteriyor.

Şenay Hanım, bu satışlardan kazandığı parayla, bir kızını Tıp Fakültesi’nde okutacak seviyeye kadar getirmiş. Haline şükreden, dağ başında oturuyor gibi görünse de günlük gelişmelerden haberdar bir Ege insanı.


A TEPESİ
Bozdağ’a ister Salihli üzerinden gelin, ister Birgi üzerinden, Gölcük sapağına döndükten bir kaç kilometre sonra, kıvrıla kıvrıla, “Göl ha burada olmalı, ha şurada” diye aracınızla inerken,  birden sağ tarafınızda göl aniden karşınıza tablo gibi çıkar. Şaşırır kalırsınız.

İşte bu tepeye “Aaaa” tepesi denmesinin nedeni, 1938 yılında Gölcük Yaylası’na gelen İsmet İnönü, gölü gördüğü bu noktada, ilk kez gören hemen herkesi dediği gibi, “Aaaaa” dediği için, burası “A tepesi” olarak biliniyor.

İsmet İnönü’nün Gölcük’le ilgili anısı bir değil. Bir de burada kaldığı günümüzün Prenses Oteli’nde yakın zamana kadar onun kaldığı oda da içindeki eşyalarla muhafaza ediliyormuş.

Ancak yıllar geçtikten sonra, otel birkaç restorasyon görüncü, bütün otantik özelliği kaybolmuş...

Gerçekten de “A...” dedirten bir manzarası var. Kışın donan gölün karlarla kaplı ağaçları arasında, bembeyaz sessiz, sakin manzarası insana huzur veriyor. İlkbahar da ise yeni uyanan doğanın, her türlü ağacın bulunduğu yerden yeni filizleri arasından gölün mavi görüntüsünü seyretmek de keyifli. Yaz aylarında ise, insanlar İzmir’de, ödemiş’te, Salihli’de sıcaktan pişerken, daha manzarayı görünce kendinizi klimalı bir aracın içinde hissetmeye başlıyorsunuz. O sıcaklardan eser kalmıyor.

Bozdağ genel görünüm
Bozdağ genel görünüm

YEŞİLÇAM PİKNİK ALANI

A tepesinden göle doğru inerken, yine sağda Yeşilçam Piknik Alanı’na ulaşıyorsunuz. Burada rahatlıkla piknik yapabilirsiniz.

Göl özellikle yaz aylarında serin bir havaya sahip olduğu için, İzmir ve civarında oturanlar tarafından yayla olarak kullanılıyor. Kışın ise hemen yanıbaşında bulunan İzmir’in kayak merkezi Bozdağ’da olduğu gibi, karlarla kaplanıyor.

Gölün küçük bir kumsalı var. Piknik alanları, kır evleri, villalar, otel ve pansiyonlar ile kamping alanları da bulunuyor.

 BOZDAĞ
İzmir’in en yüksek dağı olan Bozdağ, 2159 metre. Buraya çıkmak için 1150 metre yüksekliğinde olan bozdağ ilçesine gelince, 8,5 kilometre uzunluğunda olan Bozdağ Kayak Merkezi’ne çıkmanız gerekiyor.

Bozdağ’da bulunan Mermeroluk Çeşmesi, yaz kış buz gibi olan suyu ve çevresiyle, yöre sakinlerinin en çok geldikleri piknik yerlerinin başında geliyor.


MİDAS’IN EŞEK KULAKLARININ HİKAYESİ

Bozdağ’ın bir de mitolojide ilginç bir şekilde yer aldığı hikayesi var.
 Müzik tanrısı Apollon, Bozdağ’da  lir çalmayı çok severmiş. Yeryüzünde bu liri en güzel kendisinin çaldığını söyleyip övünürmüş. Apollon bir gün en az kendisi kadar güzel lir çalan çoban Marsias’ı çağırmış. “Bu dağa iki usta çalgıcı fazla” diyerek, onu yarışmaya davet etmiş.

Yeteneklerini en iyi şekilde sergileyen Tanrı ve çobanı dinleyen jüri içinden, sadece Kral Midas çobana oy vermiş. Bunun üzerine Apollon Marsias’ın derisini yüzdürmüş. Yanlış kararı yüzünden Midas’ın kulaklarını eşek kulaklarına çevirmiş.

Anadolu’nun bir çok müzesinde, bir  direğe bağlanmış, derisi yüzülmüş Marsias heykeli, bu hikayeyi dillendirir izleyicilerine.


HOTEL PRENSES
 0232 5581115
0232 558 11 48

GÖLCÜK OTELİ
0232 558 10 16

GÖLCÜK RIHTIM RESTORANT
 0232 558 13 97

NAZİLLİ PİDE
0232 547 72 20

 
© 1998-2004 Bu sayfa www.gizlicennetler.com sitesinden alınmıştır. Sitenin her türlü yayın hakkı Eyüp Coşkun'a (ecoskun@gizlicennetler.com) aittir. İzni olmadan hiçbir resim veya yazı kullanılamaz.